Ordan-Burdan-BirazdaŞurdan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ordan-Burdan-BirazdaŞurdan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Şubat 2008 Pazartesi

Ne Güzeldir...

NE GÜZELDİR

Ne güzeldir dört gözle beklediğin bir haberin gelmesi
Ağrının dinmesi

Yıllar sonra bir gün biryerde çocukluğunda annenin
senin için yaptığı kurabiyelere rastlama
Yağmurdan sonra açan güneş
Buz gibi sokaktan sıcacık eve girmek
Yorgunluktan bitmişken yatağa uzanmak
Tuttuğun takımın ezeli rakibini yenmesi
Kızgın kumlarda uzun uzun yattıktan sonra
bedeni denizin serinliğine bırakmak

Sabahları kızarmış ekmek kokusu ile uyanmak

Bir doktor muayenehanesinin kapısından
şüpheleri dağıtmış olarak sevinçle çıkmak

Bir bahçenin onünden geçerken duyduğun hanımeli kokusu
Sabah uyanıp o günün tatil olduğunu hatırlamak

Artık bitti" derken seni arayıvermesi

Yaşlı ana babanın hala çaldığınız kapının arkasında

yada hattın obür ucunda olması

Fırından yeni çıkmış ekmeğin köşesi
Bir köşede birbirine sarılmış uyuyan kedi yavruları
Evinden pişmekte olan yemek kokusunun yayılması


Soğuktan titrerken eline tutuşturulan bir bardak çay

Meteliksiz bir günde çoktandır giymediğin ceketin cebinden para çıkması
Uzun sıcak bir çınaraltı
Sabahtan beri ayağını vuran ayakkabıları çıkardığın an
Sudan bir sebeple küstüğün arkadaşınla barışmak
Yıkanmış ütülenmiş mis gibi kokan yatak takımlarının koynunda uyumak
Bir sandalın kenarına oturarak bacaklarını denize sallandırmak
En sevdiğin yemeğin ilk lokmasını ağzına aldığın an
EN ÖNEMLİSİ NEFES ALMAK
KONUŞMAK
DUYMAK
YÜRÜMEK
GÖRMEK
ANLAMAK
Ne güzeldir arkadaşlarından,
sevdiklerinden,
sevgiliden alacağın sıcacık bir merhaba…
MERHABA.

Can Dündar

7 Şubat 2008 Perşembe

Çalışan Kadın Olmak



Eskiden kadın olmak daha kolaydı. Kadınlar sadece evde olur, yemek yapar, çocuk bakarlardı. Sadece eşinin geliri düşükse çalışır ve çalışan kadına acınırdı. Kadın çalışıyorsa, evine bakamayacağı düşünülürdü, zaten kadın bekârken calışıyorsa, evlenince evinin kadını olurdu. 90'lı yıllara gelindiğinde kadın sadece evde olmak istemedi, artık calışmak ekonomik olarak özgürleşmek istiyordu.

Önce universite okumaya, sonra calışmaya başladı. Bu kadının hoşuna gitmişti. Çalışıyor, istediği gibi harcıyor, geziyordu. Artık çalışan kadın evli olmak değil bekar olup gününü gün etmek istiyordu. Yaşasın özgürlük...

Çalışan kadın artık işkolik olmuştu, çalışıyor ve yükseliyordu. Zirveye ulaşmıştı. Birçok şirkette önce orta kademe, sonra üst kademe yönetici kadın oldu. Doksanların sonuna gelindiğinde şirketler yalnız ve işkolik 30 lu yaşlarında kadınlarla doluydu.. Bu calışan kadına yetmedi, çıtayı biraz daha yükseltti.

Artık hem evli ve hem de başarılı çalışan kadın olmalıydı. Çalışan kadın etrafına bakındı. Başarılı, paralı koca adaylarını gözden geçirildi.
Adaylardan kel, şişman ve kısa boylu olanlar hemen elendi. İnce ruhlu, şaraptan anlayan, 14 Şubat'ta müthiş surprizler yapabilen, kimsenin bilmediği yerlerde başbaşa tatillere götüren, yaşamayı seven ve bol bol espiri yapanlar hemen kapışıldı.

Yurt dışından gelinlikler getirtildi. Otellerde muhteşem düğünler yapılıp, Maldivler'e yada Bali'ye balayına gidildi.

Balayından sonra çalışan kadın hızla iş başı yaptı. Gündüzleri toplantıdan toplantıya koştururken artık akşam yemeğini de düşünmeye başlamıştı. Akşam ne yenmeli, nereye gidilmeli, eşinin gömlekleri, pantolanları ütülü mü, kıyafetlerı kuru temizlemeciye gitti mi geldi mi, marketten alınacakların listesini çıkar, iş çıkışı git al, eve gel, akşam yemeğini hazırla....

Çalışan kadın artık mutluydu. Gece yatağı sıcacıktı. Üzülünce derdini paylaşan, hastalanınca ona bakan, ağlayınca destek olacak bir omuza, göz yaşlarını silecek şevkatli ellere sahipti. 15 saat koşturmak kadına vız geliyordu. Etraf bu şekilde koşuşturan, ev ile iş arası çift vardiye çalışan kadınla doluydu.

Zaman geçiyordu. Çalışan kadın 35 ine yaklaşıyordu. Biyolojik saati 'be bek, be - bek' diye uyarı vermeye başladı. Evet çalışan kadın hemen çığlıklar atmaya basladı 'Bebek de yaparım kariyer de ' diye...Çalışan kadınlar hemen sosyetik kadın doğumcuların randevularını doldurdular. Çalışan kadınlar ajandalarına ve işlerinin temposuna uygun zamanı seçip hemen mikroenjeksiyonla bebek yapmaya başladılar. 1-2 ay sonra güzel haberler sırayla gelmeye başladı,çalışan kadınlar hamileydiler.




Çalışan kadın hem hamile, hem güzel olmak istedi.Hemen diyetisyenlere koşulup, özel hamile diyetleri alındı, bol bol kivi yenmeye başlandı. Eskisi gibi tatlı, turşu, börek, erik aşerilmiyor,karpuz, kivi ve mango isteniyordu gecenin bir yarısı eşlerden. Çalışan kadın çocuğunu eski usul büyütmeyecekti. Hemen onlarca hamilelik, bebek büyütme kitapları alındı, bir cok internet sitesine üye olundu, Yoga ve anne-baba kurslarına yazılındı.
Çalışan hamile kadın artık gün gün takip ediyordu bebeğinin gelişimini. Bugün 43. gün, bebeğim üzüm tanesi gibi... 59. gün, parmakları oluştu... 89. gün, bugün ilk defa hıçkırdı... 210 uncu günden sonra artık bebeğin matematik zekasının artması için Mozart dinletilecek.

.. Sonuda mutlu gün geldi. Çalışan kadın artık anneydi. 3-4 aylık izinden sonra calışan kadın öldürücü diyetlerle zayıflayarak incecik bir şekilde işbaşı yapmıştı.




Artık başarılı bir yönetici, iyi bir eş ve anne olarak 24 saat çalışıyordu. Bebek büyüdükçe, sosyalleşmesi için çalışan kadın cumartesilerini çocuğuna ayırdı. Artık tüm anneler topluca etkinliklere katılmaya başladılar. Yaş günü partileri, tiyatrolar,piyano dersleri, basketbol,tenis ve yüzme kurslarının biri bitiyor, diğeri başlıyordu.

Çalışan kadına bu da yetmedi. Artık hem çalışıyor, hem iyi bir eş olmaya gayret ediyor ve hem de annelik yapıyordu. Çalışan kadın çıtayı birkez daha yükseltti. O artık evinde katkısız, sağlıklı ekmekler, receller yapmalı, organik gıdalarla, vitamini bol sebze yemekleri hazırlamalı, çocuğuna ve eşine özel günlerde pastalar yapabilmeli, bu pastaları çok güzel süsleyebilmeliydi. Bütün çalışan kadınlar yemek yapma kurslarına koşmaya başladılar.
Evlerine ekmek yapma makinaları aldılar,toplantı aralarında bir birlerine yemek tarifleri vermeye başladılar, 'Dün nefis bir çavdarlı ekmek yaptım, istersen tarifini vereyim' 'Ben de hafta sonu harika bir pasta yaptım. Evdekiler bayıldi. Bir akşam gelin de size de yapayım' Bakalım çalışan kadın bundan sonra çıtasını nereye yükseltecek?


Gelelim erkeğe...Bu süreç içerisinde çalışan erkek ise çıtasını hiç yükseltmedi. 80 lerde, 90 larda ve 2000 lerde hep TV izliyor,bira içiyor ve maça gidiyordu...

(2008 gelindiğinde ne oldu dersiniz? Varmıdır bir yükselme? yoksa göbekleri mi büyümüştür? :)) )